Anasayfa Resimler Anket Videolar Giriş Yap!  |  Üye Ol!
   1TURK.NET
     
 
Dünya Eğitim Ekonomi Güncel Kültür Sanat
Magazin Sağlık Spor Yerel Teknoloji

İzzet Yıldızhan evleniyor
Tarih: 10.09.2008-17:42:39 | Kategori: Magazin | Bu haber 16576 kez okunmuştur.

Ünlü türkücü İzzet Yıldızhan, yakında düğünü olduğunu açıkladı. Sözlerinin yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirten Yıldızhan, "Evet çok yakında düğünüm var ama belki de oğlumu evlendiriyorum" dedi. Yıldızhan ayrıca, son günlerde tartışılan Kuşhan Zayıflama Kampı konusuna da değinerek, "Zayıflamak için Muzaffer Kuşhan'a gitmeyin" dedi.
İHA'nın sorularını yanıtlayan ünlü türkücü, hayatında hiçbir şeyi gizli saklı yapmadığını söyledi. Yıldızhan, yakında düğünü olduğunu herkesin bildiğini belirterek, "Evet çok yakında düğünüm var ama belki de oğlumu evlendiriyorum. Sağdıcım İbrahim Erkal olabilir. Ama kiminle evleneceğimi ya da nasıl bir düğün olacağını düğün gecesi açıklayacağım. Bakarsınız oğlum Mustafa'yı evlendireceğim. Ya da diğer oğullarımdan birini. Bu tamamen sürpriz olacak" dedi.
Yeni yayın dönemiyle birlikte özel bir kanalda şov programına başlayacağını dile getiren sanatçı, "Henüz şöhret falan değilim. Ramazan ayının ve iftarların reklamı olmaz. Benim dünyamda ibadet de günah da gizlidir. Ben sanat hayatım boyunca hiçbir zaman iftarımı müzikli, sazlı cazlı yerlerde açmadım. Bunu yapan sanatçı dostlarımız maalesef reklam yapıyor. Şu an sanat adına ilklere imza atmayı hedefliyorum. Ayaklarım her zaman yere sağlam basar. Benim dostluklarım ve dostlarım çok sağlam. İnsan hayatının
en büyük düşmanı sigara ve içkidir. Ben de geçmişte çok kullandım. Şimdi herkesi bu konuda ve hayata dair her şeyde eğitimli olmaya davet ediyorum" diye konuştu.
Ölüm olayının ardından tartışmaların odağı haline gelen Kuşhan Zayıflama Kampı konusunda da açıklamalarda bulunan İzzet Yıldızhan, "Bu işe aklım ermedi. Hiçbir denetleme ve de ruhsatı olmayan bir yere giden insanlara şaşıyorum. Gencecik bir kızımız hayatını kaybetti. Bunun hesabını kim verecek? Bundan sonra o zayıflama yerini kapatsanız ne olacak? O kızın hayatını geri getirebilirler mi? Adam doktor bile değilmiş. Bu nasıl bir iş anlamadım. Kendi yağlarını başka yerde aldırıyor ama oraya topladığı
insanları diyet ya da başka şeylerle zayıflatmaya çalışıyor. Bu çok saçma. Ben de çok yemek yiyorum. Ama her gün düzenli sporumu yapıyorum. Ayrıca zayıflama işi doktor kontrolünde ve diyetisyenler tarafından yapılmalı diye biliyorum. Zayıflamak için Muzaffer Kuşhan'a gitmeyin" ifadelerini kullandı.


Etiketler: izzet yıldızhan kuşhan zayıflama kampı ibrahim erkal

Bu haberi paylaş:   Facebook    Google    Live    Myspace    1turk
Yorumlar(159)
“İzzet Yıldızhan, oteller zinciri kurmak için ilk adımı attı....İzzet Yıldızhan'ın İzmir'de yaptıracağı 5 yıldızlı otelin temeli, geçtiğimiz hafta atıldı. 19 katlı oteline 'İzzethan' adını vermeyi düşünen türkücü, "Oteller zinciri kurmayı hedefliyorum. Otel sayesinde 2 bin kişi ekmek yiyecek. Bugüne kadar kazancımı biriktirdim ve ileriye dönük yatırımlar yapmayı planladım" diyen Yıldızhan, oteliyle ilgili şunları anlattı: "Otel arsasını dört yıl önce aldım ama inşaata yeni başladım. Uygulama için gerekli prosedür o kadar ağır ki dört yıl sürdü. İnşallah inşaatı bir yılda bitirmiş olacağız. Otelimde 15 günde bir, önemli bir sanatçının sahne alacağı programlar yapmayı hayal ediyorum." ……. Muhteşem bir girişim, muhteşem bir yatırım, muhteşem bir insan İzzet Yıldızhan. İZZETHAN sayesinde binlerce kişi ekmek yiyecek! Bu zamanda böyle bir yatırıma girişmek her baba yiğidin harcı değildir. Ekonomi iyi iken herkes birikimini değerlendirmek için yatırım yapar. Ama dünya krizi bahanesi ile dünya zenginlerinin bırakın yeni yatırımları yapmalarını bir tarafa, öz sermayeleri azalmasın diye var olan işletmelerinden emekçilerinin işlerine gözlerini kırpmadan son verirken, bir sanatçının gösterdiği bu cesaretli gönül zenginliğine İZZET BABA’ya helal olsun! Senin gibi insanların yolu hep açık olsun. Sen çok yaşa!... Sevgilerimle. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 21.01.2010 14:10:41
Şimdi benim hayat hikayemi okumanız lazım!... Çünkü benim hayat hikayem İzzet Yıldızhan'ın hayatıyla ilişiklidir. Tamamını da bedava okuyabileceğiniz adres: www.sevgiinsanilikilerinde.azbuz.com ' dur. Bu hikayemi 31.12.2008 tarihinde yayınlamıştım. Ve kitabı da İzzet Yıldızhan'a hitaben yazmıştım. Bu kitaba tüm cevapların da İzzetimin, Seni unutmak mı, sen deli misin albümünde olacağını biliyordum. Ama en yakınlarım bile buna inanmıyorlardı. Kimsenin inanmamasının nedeni de böyle büyük bir aşk yaşamamış olmalarıydı……. Ben magazinden nefret ederim. Çünkü görüntülenenler sırf ünlülerin nerede ve nasıl yaşadıkları olsa tamam ama hep düzgün olmayan aşk ilişkileri içeren konular yapıldığı için de izlemem. Geçen sene İzzet Yıldızhan'ın Beylikdüzü'n deki bir halk konserine gittiğimde bir TV kanalının kameramanının beni çektiğini fark ederek, İzzet'e onun eski resmi web sitesinde ben yöneticisi iken, ağır bir eleştiri de bulunmuştum : "Bizim tertemiz, acılarla dolu aşkımızı kimse magazine malzeme yapamaz." demiştim. İzzet'te bu lafımın üzerine kendi sitesini aylarca kapatmıştı. Yani ben kesinlikle ünlü olmak istemiyordum. Tek istediğim, canımdan çok sevdiğim İzzet'imin, o ünlü olduğu için de gerçek yaşadığı aşk hikayesini insanlara anlatabilmekti. Çünkü o tek aşkını şarkılarıyla zaten yaşatıyordu ama bunu kimse bilmiyordu……. Geçen hafta bir TV kanalında, bir ünlü bayan sanatçının akşamüzeri programını izlerken, bir sözü dikkatimi çekti. O gün de misafirleri bir karı kocaydı, ünlü eşin karısının albümünün tanıtımı vardı. Programı yapan sanatçı hanım, artık bu internet yüzünden yeni albüm satışları olmadığı için herkesin bir hikayeler yazdığını dile getirdi. Şimdi bende ona hitaben bir şeyler dile getireceğim : "Sayın hanımefendi adınızı kullanmayacağım çünkü o zaman reklama girer, İzzet Yıldızhan hiç bir albümünün çıkışında kendi hayatını malzeme reklam olarak kullanmamıştır. O yıllarca içinde yaşattığı tek aşkı, tüm acılarını içine gömerek kimselere hissettirmeden kendi kendine yaşamıştır. Keşke sizlerde böyle büyük bir aşk yaşasaydınız da tüm ünlüler aynı davranışı sergileyebilseydiniz!" diye cevap veriyorum. İzzet Yıldızhan haberlerini takip etmekten diğer magazin haberleriyle ilgilenmiyorum ama şu sıralar internette tek İzzet Yıldızhan'ın aşk hikayesi olduğunu var sayarak ta o hanımefendinin sözünü üzerime alındığım için de bu cevabı verdim……. Hikaye kitabımdaki duygularımı, geçmişi özetleyerek yazarken kitabın içinde o tarihlerdeki şimdiki zamanlarda var. İzzet Yıldızhan'a gönderdiğim bazı mektuplarda var. İzzet'ten önce ve sonra yazdığım şiirler de var. İşin aslına bakarsanız, ben ne şair ne de yazarım. Ama İzzet Yıldızhan halka mal olmuş, çok güzel bir sesi olan bir türkücüdür. O Türkülerin Efendisidir. O çok sağlam karakterli, azimli, sabırlı, mücadeleci, çalışkan, namuslu, dürüst ve şerefli bir erkektir. O sanatçılığının yanı sıra asıl yoğun bir şekilde iş hayatının içindedir. Diğerleri gibi ilk mesleği olan kebapçılığını devam ettirmek yerine hayatta daha fazla başarılı olabilmek için kendini eğitmiş ve geliştirmiş bir insan olarak yaşamayı tercih etmiştir……. Aslında ben size işin aslını söyleyeyim... Google da Nurhan Cenabi diye arama yaparsanız tüm internet yorumlarımı da okuyabilirsiniz. Bence İzzet Yıldızhan'a karşı bazı kişi ve kuruluşların, onun bu yeni albümü çıktıktan sonra başlattıkları karalama kampanyasını tetikleyen kişi benim... Çünkü tüm yorumlarımı o kadar gerçek yazdım ki, dolayısıyla albümü dinleyişte bizim aşk hikayemizin doğruluğunu fark edenler, artık benim yorumlamalarımı yayınlamadıkları gibi bazı sitelerde de geçen sene yaptığım yorumlamaları sildiler. Çünkü asıl benden ürktüler, benim doğru görüşlerimden, halkın bir sesi olabileceğimden, tabii ki en çokta doğru eleştirmelerimi hazmedemedikleri için İzzet Yıldızhan'a karalamalar başladı ki benim doğru eleştirmelerimi yenik düşürmeye çalışıyorlar... Hadi buyurunuz hodri meydan... Ne o gerçeklerin ifade edilmesi ağrınıza mı gidiyor... O zaman sizlerde halka gerçek yüzlerinizi gösteriniz… Bu arada da ben çok yazımda İzzet Yıldızhan'ı da eleştirmiştim. Demek ki aranızda sanatçı olarak en dürüst kişi İzzet Yıldızhan'mış. Neden o benim eleştirilerimden rahatsız olmadı, isteseydi beni engelleyebilirdi. Çünkü dürüst olan insanların hayatta hiç bir şeyden, hiç bir kimseden korkusu olmaz... Allah'tan başka!....... İzzet Yıldızhan'ın bu başarısını kıskananlar, onu karalayarak sanat hayatında zirveye oturmasına engel olamayacaklardır. Er geç her insanoğlu, bu dünyada hak ettiği mertebeye erişecektir. Ya da hak etmeden çıktığı mertebeden bir anda düşürülür. Allah'ın yasası mükemmel işler; iyilik, iyilikten anlayanları birbirine bağlayan altın bir zincirdir… İzzet Yıldızhan'ın dediği gibi: “Hayatın her halini iyi niyetlerle yaşayalım ki yarın ne olacağımız belli değil. Aşkın her halini de yeni albümüm “Seni unutmak mı, sen deli misin” ‘le tüm duygularımı sizlerle paylaştım”... Hayatı iyilik ve güzelliklerle yaşayalım... Sevgiyle, sağlıklı ve huzurlu yaşayalım... Sevgi ve saygılarımla. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 16.11.2009 10:43:44
KİMSE KİMSEYİ YARGILAMAYA KALKIŞMASIN!... Bu yazıda duygularımı yazmak ilk defa bana o kadar zor geliyor ki, ancak beni benim gibi aynı aşkı yaşayan yalnız İzzet Yıldızhan anlayabilir. Benimle ilgili tüm gerçekleri bilen tek kişidir. Bu yazıyı da yazmak zorundayım. Çünkü İzzet Yıldızhan’a vefa borcumu tamamlamalıyım. Çünkü o, sizlere halka mal olmuş bir sanatçıdır. İzzet Yıldızhan benim ruh ikizim, o benim dert ortağım, o benim meleğim, o benim canım, o benim gerçekten dostumdur. Biz birbirimizi öyle çok sevdik ki; yıllar boyunca birbirimize zarar vermeyelim diye hep kendi kendimize zarar verdik... Ve şimdi İzzet Yıldızhan’ın tüm düşmanları harekete geçtiği içinde halkın karşısında da onun gerçek kişiliğini sergilemeye çalışıyorum. O, son bir seneye kadar hiçbir zaman özel yaşamıyla halkın karşısına çıkmamıştır. O kadar çok engelimiz olmasına rağmen yaşadığımız aşkta öyle böyle bir aşk değildi ki, onca yıl kendimize o kadar çok zarar verdikten sonra artık bunları açıklamakta benim fikrimdi. Bunları açıklamakta benim için çok büyük bir cesaret gerektiren bir durumdu. Nedenlerini de bilenler bilir... Yazılarımda hep bir vefa borcumdan bahsedip duruyorum. Ben aşkımızı destanlar gibi yazdım. Ben 11 sene sonra 2008 yılının Nisan ayında İzzet Yıldızhan’a onun web sitesinden ulaşmıştım. Sizler anlayamazsınız ancak bu tarihleri belirtmek benim için önemli, o günden bugüne kadar da hep yazıyorum. 31.Aralık.2008’e kadar sadece ona mektup yazıyordum, bir de arada onun eski web sitesinin de bir süre yöneticisiydim. Geçen yılbaşında onsuz yaşadığım yıllarımı içeren kendi hayat hikâyemi de yayınladım. O tarihten sonra da internette sadece İzzet Yıldızhan haberlerinin altında tüm toplumu ilgilendiren konular içerikli yorumlar yazdım. Tabii ki ona özel mektuplarımı da yazmaya devam ediyordum. Birbirimizden ayrı yaşadığımız yıllar boyunca ben onun duygularını şarkılarından da anlayabiliyordum. Biz birbirimizden ayrı yaşasak dahi, o kadar büyük bir aşk yaşıyorduk ki birbirimizi hissediyorduk. Ben İzzet Yıldızhan’a çok şeyler vaat etmiştim, ancak insanın kendi hayatının kontrolü bazen kaybediliyor. Bunu da kimse o kontrolü kaybetme anlarını yaşamadan anlayamaz. Ama artık tüm bunları İzzet Yıldızhan biliyor. Ben istemeden İzzet Yıldızhan’ın kendi özel hayatını da kontrol edememesine sebebiyet vermiştim... Öncelikle halktan şunu rica ediyorum. Kişilerin kendileri, kendi hayatlarıyla ilgili açıklama yapmadıkları müddetçe haber kaynaklarına inanmayınız. Şu bir iki gündür İzzet Yıldızhan’la ilgili o kadar yanıltıcı haberler veriyorlar ki, dolayısıyla sizlerde onun görüntüsüne inanamıyorsunuz, tereddütle düşünüyorsunuz. O olduğu gibi çok dürüst bir adamdır... Kendisi geçmişte defalarca çok evladı olduğunu, hiç evlenmediğini, kendisinin iyi bir koca olamadığını ama çok iyi baba olduğunu da ifade etmiştir. Basının nasıl yanıltıcı haberler verdiğini şuradan da anlayabilirsiniz. İzzet Yıldızhan 10 kardeş değil, 15 kardeşin en küçüğüdür. O babasız yetim büyüyen bir çocuktur ama hem ailesine çok hayırlı bir kardeştir, hem de tüm evlatlarından sevgisini esirgemeyen sorumluluk sahibi çok iyi bir babadır. Hem de aşkına sahip onurlu, şerefli, namuslu, vefalı bir erkektir... Lütfen çevrenizdeki erkekleri bir düşünür müsünüz? Bu zamanda kaç tane böyle erkek var? Hayatın içinde kardeşlerine olan sorumluluğunu hissedilen duygularda olan erkekleri bırakın bir tarafa, resmi nikâhla evlenip bir evlada sahip olan ama gereken sorumluluğu gösteremeyen, üstelik boşandıklarında da tamamıyla sorumluluklarından kaçan nice erkekler varken, sakın ha kimse İzzet Yıldızhan’ı yargılamaya kalkışmasın!… Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 14.11.2009 01:53:15
İZZET YILDIZHAN'IN MUTLULUĞUNU GÖLGELEYEMEYECEKSİNİZ!... Göy ağı KİŞİ HAKLARINA SAYGI: Bazı belge fotokopilerinin ve o haberin yayınlanmaması için çeşitli çevrelerden baskı aldığını ifade eden bir internet haber sitesi, doğru ve tarafsız habercilik ilkleri çerçevesinde İzzet Yıldızhan'ın yapacağı her türlü açıklamayı anında yayınlamaya hazır olduklarını da yazmışlar ama NEDENSE benim şu aşağıda okuyacağınız yorumumu anında yayınlayamadılar?!... .........., kişi haklarına saygısızsınız. Evet, bu haberin yayınlanması için de çeşitli çevrelerden bir baskı aldığınız anlaşılabilmektedir! Değerli bir sanatçının, yeni albümünün piyasaya çıkışından 3 gün sonra bu yayını yaptığınız için, ne kadar doğru ve tarafsız habercilik ilkeleri çerçevesinde olduğunuz açıkça görülebilmektedir!... Sn İzzet Yıldızhan’ın sanatçılığının yanı sıra inşaat ve otomotiv sektöründe çalıştığı da bilinmektedir. Bazı görüntülediğiniz belgelerle ve yapmış olduğunuz haksız itham başlığınızla İzzet Yıldızhan’ı karalamak o kadar da kolay değildir. İzzet Yıldızhan’ın kendisi de gereğini gördüğü takdirde basın da bir açıklama yapacaktır... Sanat hayatı boyunca ilk defa bu yeni albümü Seni unutmak mı, sen deli misin ile mutlu olan İzzet Yıldızhan'ın mutluluğunu gölgeleyemeceksiniz!... Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 12.11.2009 13:18:05
İŞTE BU ÇOK DOĞRU BİR İSTEK!... Bu hafta sonu TV’de magazin haberlerini izledim. Cengiz Kurtoğlu yıllarını bu işe vermiş, örnek iyi bir sanatçı ve iyi bir aile babasıdır. Bu hafta sonu kızını evlendirmiş. Allah mesut etsin, tebrik ederiz. Ancak magazinde dikkatimi çeken bu haber değildi. Cengiz Kurtoğlu’nun kızının kendi düğününde mutlaka İzzet Yıldızhan’ın sahne almasını istediği haberi çok hoşuma gitti. Bunu da İzzet Yıldızhan kendisi hasta olmasına rağmen, kızı Aylin’in babasından bu istekte bulunduğu için düğünde mutlaka sahne alacağını ifade etti. İşte bu çok doğru bir istek olduğu için hoşuma gitmişti. Ben bir tarihte bir yerlerde yazdığım yazılarda İzzet Yıldızhan’ın çok güzel bir enerji yaydığı için düğünlerin vazgeçilmez bir sanatçısı olduğunu ifade etmiştim. Çünkü o kadar aşkına sahip, temiz kalpli bir adamdır. Gerçekten de enerji hayatımızda çok önemli bir etkendir. Güzel enerjiler… Aynı nikah şahitlerinin önemi kadar önemlidir. Nikah şahitleri seçiminde de güzel bir evliliği, değer bir aşkı olan kişiler tercih edilmelidir. Bunlar evliliğe yeni adım atan çiftler için güzel enerjilerdir. Yine siyasete yorum yapmadan da duramayacağım. Çünkü çok üzülüyorum. Şu geçtiğimiz hafta gelişen teslim olma ile ilgili karşılama sahneleri de hiç hoş değildi. Barış için sevgi ve beraberlik için girişilen iyi niyet gösterimleri sarsılmıştır. Herkes iyi niyetle değil, birileri bir yerlerde kötü niyetle gelişim gösteriyorlar. İşte bu da kötü bir enerjiye sebebiyet veriyor... Sevgiyle yaşayalım, sevgi ve saygılarımla. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 26.10.2009 13:44:03
İZZET YILDIZHAN'ın sabırsızla beklediğim albümü çıkıyor... Albümün adı "SEN DELİ MİSİN?"... Kim bu deli derseniz... tabii ki BEN!
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 22.10.2009 18:21:45
Biliyorsunuz, artık beni tanıyorsunuz, bu dünya da beni ilgilendiren muhteşem tek bir insan var. Aslında yapım gereği onun ünü de beni ilgilendirmiyor. Hayatım boyunca insanların konumları değil, duruşları beni ilgilendirmiştir. Buraya yaptığım son yorumumdan sonra İzzetimle gelişen ilişki durumumuz bir hayli fazla yol kat etti. O artık bana güveniyor. Bu nedenle Facebook “ İzzet Yıldızhan” selam veren fotoğraflı kendi sayfasının yöneticisi benim. Bu aşağıdaki son yorumumdan sonraki gelişmeleri merak ediyorsanız, o sayfadan takip edebilirsiniz. Ünlülerin, diğer insanlardan tek farkı toplumun gözü önünde olmalarıdır. İşte o muhteşem insanın ününü sadece bu yönde kullanmak istiyorum. Hayatın getirdikleri, yaşanılanlar hiçbir şey nedensiz değildir. Hayat bir sınavdır. Çoğumuz okul hayatında sınavlarda kopya çekmişizdir. Ben de bir kez kopya çekmiştim. Hem de ahlak dersinde, hem öğretmenime yakalanmıştım, hem de sıfır almıştım. O kadar çok utanmıştım ki, o hissi hiç unutamadım. Ama yakalanmamın nedeni de acemi olduğum içindi. Ama iyi ki de yakalanmışım, o utançtan sonra dersimi çok iyi çalışmıştım. Bu benim dönemimde eğitim programında olan bir dersti, ahlak dersi. Aslında şimdiki zamanda da eğitim programına ahlak dersi konması gerekiyor. Yaşamın içinde de küçükler, büyükleri kopyalıyor. Bu önce anne ve babayla başlıyor, sonra zincirin halkalarını birbirine geçirin, aile, çevre, toplumla devam ediyor. İşte bu aşamada ünlüler önemli bir rol oynuyor. Bugün bir türlü yazmak istediğim asıl yoruma gelemiyorum. Lafımı uzatıp duruyorum. Laf lafı açar, insanlar konuşarak anlaşırlar, insanların anlaşabilmesi için de aynı dili konuşmaları gerekir. Benim son zamanlarda bir ünlü daha dikkatimi çok çekiyor. Herkesin farklı kişiliklere sempatisi vardır. Herkes herkesi sevmek zorunda değildir, ama saygı göstermek durumundadır. Bu son zamanlara kadar sempati duyamadığım bir siyasetçi Başbakan Sn. Erdoğan, o kadar çok hoşuma giden konuşmalar yapmaya başladı ki, şahsına yönelik bir sempati duymaya başladım. Velev ki maksadı her ne olursa olsun, kimse kimsenin gerçek düşüncelerini bilemez, bu herkesin kendi vicdanına kalmış bir durumdur. Ama o, güzel bir siyaset yapmaya başladı. Aynı topraklarda yaşayan herkesin birbirine sevgiyle sarılması için büyük bir cesaretle girişim gösterdi. Güzel bir insanlık örneği sergiliyor. Türkiye’de bugüne kadar hiçbir siyasetçinin gösteremediği cesareti gösterdiği için Sn. Erdoğan bunu başarmalıdır. Diğer siyasetçiler sizlere sesleniyorum. Parlamentoda önce sizler sevgi ve saygıyla birlik ve beraberlik gösteriniz ki bu millete örnek olunuz. Tabii ki sizler halkın sesi olarak muhalefet için oradasınız, ancak sırf bu konuda muhalefet yapmamalısınız. Ben ve benden büyük nesiller, ne kadar çabuk unuttunuz… geçmişi! Geçmişteki siyasetçiler sayesinde, bu vatanda; bırakın ırkçılığı bir tarafa, kardeş kardeşi vuruyordu. Aile içinde bölünmelere sebebiyet verilmişti. Şimdi de askeri darbeye laf edenlere sözüm… Bu vatan bölünmez! Yeter ki, hepimiz hep birlikte gönül birliğiyle birbirimize saygıyla yaklaşım gösterelim. Daha sonra da demokratik haklarımızı, insanlık haklarımızı savunabilelim. Kendimize saygı gösterilmesini istiyorsak, o zaman önce birbirimize saygılı olalım. Saygı, sevgiyi doğurur! Ah be canım İzzet Yıldızhan, öyle bir kadına aşık oldun ki… Ah Nur, ben de öyle bir adama aşık oldum ki… Harbi onun aşkıyla destanlar yazıyorum. Benim asıl derdim İzzetim ama diğer konulara da duyarsız kalamıyorum. Siyasetten örneklemelerden sonra şimdi sıra Türkülerin Efendisi İzzet Yıldızhan’a geldi. Aslında biz, İzzetim ve ben, şu sıralarda çok güzel birer örneğiz. Şu ayırımcılık meselesi var ya; Kürt ve Türk hikayesi… Göy ağı hepimiz Müslüman’ız… Sırf İslam dininin kurallarını yerine getirmekle mi Müslüman olunuyor? Peki ya doğruluk ne olacak? Haktan ayrılmaz kimseler olmamız da gerekmiyor mu? Cennet ve cehennem; öncelikle bu dünyada, ahiret ölümden sonra ki safhadır. İnsanoğlu birbirleri için yaratılmıştır. Sınav bu dünyada, herkes birbirini imtihana sokuyor. Hepimiz büyük bir sevgiyle yaratılıyoruz. Yaradılışlarımızı bozan önce ailemiz sonra da çevremizdir. Yani İzzetim Diyarbakırlı, ben de İstanbullu ama birbirimize aşık olmamıza hiçte bir engel değildi. Bizim için önemli olan soyumuz ya da ırkımız değildi. Önemli olan insanlığımızdı. Önemli olan dostluğumuzdu. Önemli olan sevgi ve saygımızdı. Her ikimizde farklı ama zorlayıcı bir hayat yaşadık. Hayat bize çok ders verdi. Benim çocukluk yıllarım refahken, onun çocukluk yılları benden çok daha fazla zorlayıcıydı. Bu yüzden de iradesi çok güçlü bir insandır İzzet Yıldızhan. Fakat zorlayıcı bir hayat, onun yaradılışındaki sevgiyi hiç tahribata uğratmamıştır. Hayatım boyunca çevremdeki insanlarda göremediğim büyük bir azmi gördüm İzzet Yıldızhan’da. Sorumluluğu, sabrı, merhameti, iyi niyeti; onu iyi bir insan yapan en belirgin özellikleridir. Bir insandaki bu özellikleri anlayabilmek için dış görünüş yeterli değildir. Dostlar alışverişte belli olur. İnsanlar gerçek görüntülerini en iyi ikili ilişkilerinde ortaya koyarlar. Neden ben, bu adamı bu kadar çok methedip duruyorum biliyor musunuz? Çünkü sayılı ünlülerin arasında kendi duruşuyla gerçek bir görüntü sergiliyor. Hem de sanatkar, Allah için çok güzel bir sesi de var. Onu tanımadan evvel türkülerle de aram yoktu. Ama bana türküleri de sevdirdi. O beni tekrardan hayata döndürdü. Bu nedenle de ona meleğim diyorum. 15 gün sonra çıkacak bu yeni albümü hiçbir kimse benim kadar çok hevesle bekleyemez. Aslında bu albüm bana sürpriz olarak hazırlandı. Bu albüm aslında geçen sene piyasaya çıkacaktı. Fakat özel yaşadığımız bir sürü üzücü olayların arasında bu albüm piyasaya çıkmamalıydı. Çünkü İzzet Yıldızhan’ın bugüne kadar seslendirdiği şarkılarında hep hüzünle sitemli bir haykırış vardı. Ağzı tebessüm ediyordu belki ama içi kan ağlıyordu. Üstelik gözlerinde bu hüznü görmekte mümkündü. Bu albüm, onun ilk mutlu albümü olacak. O söz yazarı olmasa da albümlerine seçtiği şarkı sözlerini hep yaşadığı aşkına göre dile getirdi. Yeni albümü için çektirdiği fotoğraflarda yüzü nasılda gülüyor, gözlerinin içi gülüyor… Maşallah! Allah artık senin yüzünü hep güldürsün meleğim. Sen bunu hak eden bir insansın. Sen insan hakkı yemeyen bir insansın. Senin de haklarını, hak eden insanoğlu yiyemez. Allah seni nazarlardan, kem gözlerden sakınsın. Yolun açık olsun meleğim. Allaha emanet ol. Seni Seviyorum. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 22.10.2009 18:17:13
SON YORUMUM !... Benim hayal ettiğim İzzet Yıldızhan'la düşlediğim düğün şöleni gerçekleşmeyecek !... Fakat Bu da Benim Mutlu Sonum; bu benim sonum olacak demiştim ama, bir seneyi aşkın süredir, bu sayfada ve internette o an için yaşadığım gelişen tüm duygularımı sizlerle saati saatine paylaştım. Kimileriniz bazılarını, kimileriniz tamamını okumuştur. Halen okumak isteyenleriniz olursa yazdıklarımın hiçbirini silmeyeceğim, okuyabilirsiniz. Geçen on iki senelik hayatımı da “İzzetli Nurun Hayatı” adlı hikâye kitabımla amatörce yayınladım. O kitabımı da hiçbir zaman matbaada bastırmayacağım ancak her zaman internet ağının bir sitesinde okunabilecektir. Bir insan kendini ne kadar dürüstçe sorgulayabilirse ben de kendimi yazılarımla sorguladım. İspatı gerekirse yazdığım her bir paragrafımın şahitleri de var ama aslında ben kendi kendime bir terapi uyguladım. Kimileriniz bu yazdıklarıma inanamamış olabilirsiniz. Kimileriniz şöhretli bir sanatçı sayesinde ünlü olmak istediğimi sanmış olabilirsiniz. Kimileriniz zengin olmak istediğimi ve para kazanmak için yaşadığım hayatı insanlarla paylaştığımı sanabilirsiniz. Ama sizlerden bir kerecikte olsa önemle rica ediyorum ki, bir başkasının hayatı hakkında düşündüğünüz yorumunuzu, benim ifadelerime itimat ederek yapınız. Benim hayatım yorum yapılması ve ibret alınması gereken bir hayattır. Tabii ki, Aşık Veysel’in dediği gibi “Gören göze ibret vardır her şeyde” olduğu takdirde, bir olaydan alınması gereken ders ve uyarıcı sonucu her insan düşünebilmelidir. Hayatım boyunca alnımın teriyle bileğimin hakkıyla çalıştım. Kimi zaman kazandım, kimi zaman kaybettim. Kimi zaman bir kula muhtaç kaldım ama hiç müdana etmedim. Lüks konutta da yaşadım, toprak sıvalı köy evinde de. Birinci sınıf lokantada da yemek yedim ama gün geldi aç ve soğukta da kaldım. Evimde hizmetli de çalıştırdım, ama gün geldi toprağı da çapaladım. Ben her durum ve şartta hep aynı Nur’dum. Her ortamda asil bir davranış sergiledim. Yüce duygularımın bozulmasına hiçbir zorlukta müsaade etmedim. Hep iyilikle insanlarla mücadele ettim. Bana yaşatılan acılara karşı, haksızlıklara karşı, yoksulluk gibi üzücü durumlar karşısında bile sakince bekleme erdemi gösterip sabrettim. Ben tüm bunları sevgi dolu yaradılışıma borçluyum. Sevgi; insanı bir şeye veya bir kimseye karşı hissettiği yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygudur. Ben hayata karşı sevgi doluydum. Fakat bir insana karşı sevgi borcum kalmamalıydı. Borcum olan insan da şöhretli bir türkücüydü. Bu kişi İZZET YILDIZHAN'dı. O da yüreğindeki sevgiyi insanlarla paylaşıyordu, ancak bunu kimse bilmiyordu. Onun yıllar boyunca bana karşı beslediği sevgiyle nefes tükettiği şarkılarına karşılık ona borcumu ödemeliydim. Bunu da şu ana kadar olan hayatımla, ona destanlar yazarak ödedim. Artık bundan sonra ki hayatım bana aittir. Ben tüm gerçekleri açık, seçik bir ifadeyle yazdım. Farklı gelişen duygularımı da çok açık bir şekilde ortaya koydum. Hayal etmiş olduğum mutlu son gerçekleşmedi. Ancak hayal bile etmediğim mutlu son muradım oldu. Benim özlemini duyduğum, arzu ettiğim, yürekten istediğim şey bir insanla hayatı tümüyle paylaşabilmekti. Özlemi giderebilmek, konuşabilmek, fikren uyuşabilmek, birbirine güvenebilmek, saygılı olabilmek, birbirini hayatın kötülüklerine karşı koruyabilmekti. İşte birisi birisine güvenmeyip bencilce davranarak, yaklaşım göstermeyerek kaybettiği zamanlarda, diğer birisi de o kaybedilen gibi sanılan zaman aşımında kazanmıştır. Sevgi yolu kazanmıştır… Sevgiyi gerçek değerine kavuşturduğu için Allah’a sonsuz şükürler olsun. Herkes bildiğini okur da, isterseniz bir kere de benim hayatta yaşayarak öğrendiklerimi okuyunuz. Karşılıksız, hiçbir bedel ödemeden hem okuyacaksınız, hem de belki hayatınızda zaman kaybı yaşamadan sevgiyle yol alacaksınız… Sevgi ve saygılarımla… Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 17.07.2009 23:03:01
İzzet Yıldızhan, peki sen ne zaman benim için bir düğün şöleni düzenleyeceksin, meleğim? Topluma güzel bir örnek olan kişiliği ve evliliği ile can dostun İbrahim Erkal'ı ne zaman nikah şahidin yapacaksın?!...Nurun soruyor!
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 11.07.2009 12:15:06
İzzet Yıldızhan AŞKLA EVLİLİK diye bir TV programı yapman gerekiyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi, her yıl evlenecek çiftler için düzenlediği düğün şölenini bu yıl da Büyük Ankara Festivali kapsamında Türkülerin Efendisi İzzet Yıldızhan’ın sahnesiyle gerçekleştirecekmiş. Ne kadar güzel bir teşvik girişimi… İzzet Yıldızhan böyle güzel girişimleri senin daha da geliştirmen gerekmiyor mu? Evlilik gibi kutsal ve güzel bir birlikteliği, senin halka kendini örnek göstererek isteklendirmen ve özendirmen gerekiyor. Bunun içinde artık önce aşkınla evlenmen gerekiyor. Sen aşkında hiç ümidini yitirmemiş sabırlı ve saygılı bir erkeksin. Beni de aşkıma sahip çıkmam için özendirdin. Ben artık aşkıma sahip çıktım. Kendimi de, seni de halkın önünde sorguladım. Senin şöhretli bir erkek olman benim büyük bir engelimdi. Bu yüzden önceleri evlenme teklifini ret ettim. Seni o kadar çok seviyordum ki, senin sevgini ne kadar paylaşabilirim, ne kadar tahammül edebilirim diyerek seni hep üzmekten çok korktum. Kendimle ilgili o kadar çok tereddütlerim vardı ki, ben sana hitaben yazarken bile aslında hep kendimi sorguluyordum. Fakat artık hiçbir tereddüdüm kalmadı. Sevmek korumaktır, sevmek fedakarlıktır, sevmek tahammül edebilmektir, sevmek güvenmektir. Ben sana güveniyorum. Sen bu aşkın için o kadar büyük çaresizlikler ve acılar yaşadın ki, bu durumda olan aşıkların halinden ancak en iyi sen anlarsın. Çaresiz kalan aşıklara, kötülüklere sevgiyle yaklaşım göstererek yardımcı olmalısın. Bir evlilik akdinin imzalandığı nikahın kerametini, unutulan sevgi değerlerini hatırlatmalısın…….Meleğim!...NURUN Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 11.07.2009 12:12:49
Yeni yayın dönemiyle birlikte özel bir kanalda şov programına başlayacağını dile getiren Türkülerin Efendisi İzzet Yıldızhan'ı sabırsızlıkla bekleyeceğiz. O şimdi ücretsiz halk konserlerinde tüm Türkiye'yi dolaşıyor. Tüm sanatçıların da mutlaka para kazanmaları elbette gerekiyor. Ancak kaç sanatçı kendi kazançlarını, manevi değerlerini halkla paylaşıyor? Kaç sanatçı, ne kadar ücretsiz halk konserleri yapıyor? İzzet Yıldızhan kendi düğününde hiç sahne alamadı ama o düğünlerin vazgeçilmez bir sanatçısı oldu. Çünkü evlilik gibi güzel bir kuruma adım atılırken ancak sevgi dolu yüreğiyle, aşkıyla o yanık sesiyle seslendirdiği şarkılarla gelinle damada feyiz verilebilir. Bu yüzden de düğünlerde gelin ve damatlar feyiz almak için hep İzzet Yıldızhan’ı tercih eder oldular. İzzet Yıldızhan duygularında sabır göstererek 11 sene sonra ilerlemeyle, verimlilikle, bereketle, manevi hazla, iç huzuruyla yaşadığı aşkının gelişmeleri neticesinde tüm şarkılarını daha da mutlu icra ediyor. Bu nedenle de gelin ve damatları güzel enerjisiyle etkiliyor. Bir müzik eserini oluşturan notaları, o aşkıyla sese çeviriyor. O kadar alçak gönüllü, kendi değerini olduğundan aşağı gösteren, başkalarını küçük görmeyen, mütevazı ve tevazulu bir büyük sanatçı olarak ta hep ücretsiz halk konserlerine çıkıyor. Tüm bu duygularının enerjisini menfaatsiz olarak halka da sunuyor. Bir zamanlar kimileri İzzet Yıldızhan’ı ne kadar duygusuz bir erkek olarak canlı yayında yorumlamışlardı. O gün, o canlı yayına telefonla bağlanmamak için kendimi çok zor zapt etmiştim. İzzetimin tüm duygularını en iyi ben bildiğim için onu müdafaa edememiştim. Bundan dolayı da kahrolmuştum. Ama şimdi, bugün artık onu müdafaa edebiliyorum. Bırakın sanatçıları bir tarafa, toplumda bile İzzet Yıldızhan kadar güzel bir yüreği olan duygusal, hassas, içten, sabırla, efendilikle tek aşka sahip çıkan kaç tane erkek var? Hadi şimdi de İzzet Yıldızhan’a duygusuz diyenler, KENDİNİZDEN UTANINIZ!...
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 08.07.2009 19:45:04
Türkülerin Efendisi İzzet Yıldızhan'a duygusuz diyenler utansın!... Tüm sanatçıların da mutlaka para kazanmaları elbette gerekiyor. Ancak kaç sanatçı kendi kazançlarını, manevi değerlerini halkla paylaşıyor? Kaç sanatçı, ne kadar ücretsiz halk konserleri yapıyor? İzzet Yıldızhan kendi düğününde hiç sahne alamadı ama o düğünlerin vazgeçilmez bir sanatçısı oldu. Çünkü evlilik gibi güzel bir kuruma adım atılırken ancak sevgi dolu yüreğiyle, aşkıyla o yanık sesiyle seslendirdiği şarkılarla gelinle damada feyiz verilebilir. Bu yüzden de düğünlerde gelin ve damatlar feyiz almak için hep İzzet Yıldızhan’ı tercih eder oldular. İzzet Yıldızhan duygularında sabır göstererek 11 sene sonra ilerlemeyle, verimlilikle, bereketle, manevi hazla, iç huzuruyla yaşadığı aşkının gelişmeleri neticesinde tüm şarkılarını daha da mutlu icra ediyor. Bu nedenle de gelin ve damatları güzel enerjisiyle etkiliyor. Bir müzik eserini oluşturan notaları, o aşkıyla sese çeviriyor. O kadar alçak gönüllü, kendi değerini olduğundan aşağı gösteren, başkalarını küçük görmeyen, mütevazı ve tevazulu bir büyük sanatçı olarak ta hep ücretsiz halk konserlerine çıkıyor. Tüm bu duygularının enerjisini menfaatsiz olarak halka da sunuyor. Bir zamanlar kimileri İzzet Yıldızhan’ı ne kadar duygusuz bir erkek olarak canlı yayında yorumlamışlardı. O gün, o canlı yayına telefonla bağlanmamak için kendimi çok zor zapt etmiştim. İzzetimin tüm duygularını en iyi ben bildiğim için onu müdafaa edememiştim. Bundan dolayı da kahrolmuştum. Ama şimdi, bugün artık onu müdafaa edebiliyorum. Bırakın sanatçıları bir tarafa, toplumda bile İzzet Yıldızhan kadar güzel bir yüreği olan duygusal, hassas, içten, sabırla, efendilikle tek aşka sahip çıkan kaç tane erkek var? Hadi şimdi de İzzet Yıldızhan’a duygusuz diyenler, kendinizden utanınız!....... O büyük aşkı İzzet'le paylaşan kadının itirafıdır, İzzetin Nuru, o kadın benim... Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 06.07.2009 13:19:00
1/3… Yine coştum. Ama ben sevgiyle coşuyorum, oysa insanlar bencilce coşuyorlar. Şimdi öyle bir yazı yazacağım ki herkesi kendi vicdanıyla (eğer kaldıysa vicdanları) baş başa bırakacağım. Bu da benim bugüne kadar yazdığım en kötümser yazım olacak. Çünkü kendimden değil, İzzet Yıldızhan’dan da değil, onlardan bahsedeceğim. Hep onlar mı insanları kullanıp sırtlarından para kazanarak kendilerine malzeme yapacaklar. Şimdi ben tüm ünlüleri kalemime malzeme yapacağım. Bu ünlülerin arasında politikacılar da, zenginler de (özellikle sosyetik olanları), sanatçılar da, medya ünlüleri de kendilerince nasiplerini alacaklar. Hiçbir isim ya da kuruluş adını telaffuz etmeyeceğim ama bu yazıyı okuyan herkes kendini görecektir. Ya da birilerinin kim olduğunu bazı unvanlardan anlayacaklardır. Aslında içimden vergi rekortmenleri diye de yazmak geçiyor ama bu da bazıları için haksızlık olur. Herkes birbirine o kadar çok benzer oldu ki, herkes birilerini kandırdığını sanıyor. Biz de HALK olarak hep bunlara seyirci oluyoruz. Sonra tabii ki balık başından koktuğu için, dolayısıyla insanlar istisnalar hariç ama genel olarak, sevgisiz ama sevecen maskeleriyle, mütevazılıktan uzak ama görünür de olmayan konuşmaya gelince mütevazı, menfaatçi, çıkarcı, kötümser, merhametsiz, sabırsız, kıskanç, saygısız ve ahlaksız yaşar oldular. Şu son cümlemdeki kelimeleri inanın yazmaktan ben şu anda rahatsızlık duyuyorum. Fakat insanlar bu kelimelerin anlamlarıyla yaşamlarını devam ettirmekten hiç de rahatsızlık duymuyorlar. Bu yüzden de insanlar birbirlerini yerler oldu. …
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 01.07.2009 04:04:44
2/3… Karı koca ilişkileri, ana baba evlat ilişkileri, kardeş ilişkileri, akraba ilişkileri, flört ilişkileri, arkadaş ilişkileri, iş ilişkileri sarsılır oldu. Şimdi ilk defa tesadüf edip de benim şu yazımı okuyanlar, acaba senin ne gibi bir menfaatin vardır diye de söylenebilirler. Benim bu yazıları yazmakta hiçbir şahsi menfaatim yok, işsizim vaktim çok, hatta yakın gözlükle kötü ışınlara da maruz kalarak kendi vücudumu ziyan bile ediyorum. Tek söz konusu olan insanların başka insanları kullanmadan kendilerine olan menfaatleridir. Ben vicdanen maneviyatı yüksek olan bir insanım, 25 sene çalıştım ve 44 yaşındayım. Bu yaşıma kadar hayatı çok yoğun ve gözlemleyerek yaşadım. Beni daha da çok merak ediyorsanız, Facebook’tan “Nur Cenabi” olarak beni arkadaş listenize kendi veya sahte isimlerinizle de ekleyebilirsiniz. Nasıl olsa herkesi kabul ediyorum, sırf yazılarımı herkes okuyabilsin diyerek, kendi hayatımdan örnekler vererek bu hayatta değerli olan tek şeyin sevgi olduğunu anlatabilmek için bir gayret sarf ediyorum… Merak etmeyin karşılığında hiç bir ücret talep etmiyorum Şimdilerde herkes o kadar iyi niyetli ve dürüst ki, önce şu sanatçıları izledikçe gözlerim yaşarıyor. Kimine bakıyorsunuz çok hayırsever, son albümünü hayır kurumuna bağışlayanlar da var. Bu haberi öğrendiğim de o kadar çok güldüm ki, hakikaten gözlerim yaşardı. Bu dahiyane fikri için o sanatçıyı ve menajerini kutluyorum. Bu gönlü zengin sanatçıyı herkesin manen tebrik etmesi için o albümün ücretini hayır kurumlarına bağışlamasını temenni ederim, nasıl olsa albüm satışlarının olmadığı bir gerçek ama o zavallı sanatçı halbuki sesi de güzel fakat böyle bir karaktere içimden sanatçı demekte gelmiyor. Hele ki kraliçe unvanını bu insana layık gördükleri için de halkın adına üzülüyorum. Şimdi tabii ki halkalar hep birbirine geçiyor. Bunu haber yapan o programcıya da, o yazara da üzülüyorum. Ya tüm göz önünde olan insanlar, sizler kendinizi ne zannediyorsunuz, bir adınız var diye ya da para, mal, mülk sahibi oldunuz diye adam mı olduğunuzu sanıyorsunuz? Bir de adam gibi adamlıklara da dil uzatmasını bilirsiniz.
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 01.07.2009 04:04:02
3/3… Bir de her albümde aşk yaşayanlar var. Hadi diğeri dramatik, bu tam ironi komedi… bu komedilerde sultan da var. Bu sultan da çok hayırsever. Bir albümde evliliğini, bir albümde de boşanmayı dahi kullanan başkaları da var. Bu sanatçıların amma mangal gibi yürekleri var ki sevgiye bir türlü doymuyorlar, karşı cinslerine göre kadın ya da erkek koleksiyonu yapıyorlar. Hele ki sevgililerin yaş tercihleri neredeyse bir nesil farkı kadar. Hadi erkeklerin yaşlı erkek genç kadın görüntüleri tanıdıktır da, peki bu yaşlı kadın genç erkek görüntüleri toplumda nasıl oluştu? Kadınlar bunu nasıl yapabiliyorlar hayret ediyorum. Hepside evlat sahibi… Topluma ne kadar çok kötü örnek olduğunuzun farkında değil misiniz? Bu düpedüz ahlaksızlıktır. Gidin de yaşıtlarınıza aşık olun illa ki oğlunuz yaşındaki erkeklerle mi ilişki kurmak zorundasınız. Eğer gerçekten aşık olduysanız da o zaman da aşkınıza sahip olun, oturun. Hele ki evlilik gibi saygın bir kurumu da bu emellerinize alet edip durmayın. Ama bu konuda da imparatoru takdir etmek gerekiyor. Hanımlara çok saygılı olduğu için haremindekilere hiç nikah kıymayıp evlendirme dairelerini, belediyeleri hiç meşgul etmiyor. Yoksa evlenmek için kimse gün alamazdı. Maşallah o da her albümünde aşık olup duruyor. Bir de o kadar çok duygusal ki, o kadar güzel bir örnek sanatçı ki, konuşmasını daha bilmiyor ama mutlaka bir medya patronundan bir show programı kapıyor. Eee tabii ki boşu boşuna mı imparator deniliyor. Bir de mutlaka hep ödülleri de kapar…….. Gelelim şu büyük patronlara; şu büyük medya kuruluşlarının, şu büyük holdinglerin bu nesil yöneticilerine, hepsi babalarından onlara miras… zaten bu zamanda bu kadar büyük işletmelere sermaye koyacak o kadar yürekli adamda yok. Ancak çalışanlarının, işçilerinin haklarını vererek kendi öz sermayelerini de harcayarak bir hayli acınacak durumdalar. Yıllar boyunca alın teri döküp çalışan emekçilerine prensip kararı alarak kapının önüne koyarak da çok vefalı davranıyorlar……. Gelelim politikacılara; onlardan da kimileri Allah’ın adını anarak, kimileri ırkçılığın adını anarak, kimileri de sırf birbirine laf atarak, ama hepsi dünya güçlerinin maşası olarak tam bir politika yapıyorlar. Tüm görüntüler, kimsenin yüreğinde gerçek sevgiye değer görüntüler vermiyor. Valla benim iyi niyetim bozulmadan şu yazıma daha fazla devam edemeyeceğim, aslında daha ne çok kötü görüntüler var ama, ne denir ki, helal olsun hepinize !!! Vay bunları takdir eden, örnek alan milletin haline, imparatorlar, krallar, kraliçeler, sultanlar,… Ben yüreğimdeki tek efendiyle gerçek sevgiyle yaşamaya devam ediyorum. Sevgi ve saygılarımla. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 01.07.2009 04:03:19
İZZET YILDIZHAN “her albümde hep ilk gün ki gibi heyecanlı” olduğunu ifade eder… Bu doğru, çünkü o her albümünü benimle AŞKIYLA kavuşabilme uğruna yaratıp, o güzel sesiyle, o içten duygularıyla yorumuyla da sizlerle paylaşmıştır. O, o kadar dürüst bir insandır ki, o içindeki duyguları o kadar saf ve temizdir ki hiç bir zaman albüm satış kaygısını yaşayarak sahte reklamlarda yapmamıştır. Kimi sanatçıların her yeni albüm çıkarma aşamalarında magazin basınında yaptığı gibi sahte ya da göstermelik olaylar yaşamamıştır. Ve hatta ne yazık ki kimileri gibi aile birliği kurumunun evliliğin bile evlenme-boşanma gibi malzeme yapıldığı günümüzde, İzzet Yıldızhan bugüne kadar olan ününü yüreğinin hakkıyla kazanmıştır. Asıl böyle bir sanatçının gerçek bir reklama ihtiyacı olduğu için ve o hak eden helal bir insan olduğu için de ben ona reklam yapıyorum. Çünkü onun tüm gerçeklerini tek ben biliyorum……. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 30.06.2009 21:10:15
Şu 1 senedir benim internet ortamında, aşkımızı ilan etmeye başladığımdan bugüne kadar eğer tüm yazdıklarımı takip edebildiyseniz İzzet Yıldızhan’ı çok fazla eleştirdiğimi de okumuşsunuzdur. O eleştirilerimi de hak ediyordu. Ama yine de beni engellemedi. O, her türlü onunla ilgili gelişen duygularımı yazmama müsaade etti. Bundan dolayı da her ikimizin de ne kadar dürüst insanlar olduğumuzu anlamanız gerekiyor. Gerçekten ben ve İzzetim ruh ikiziyiz. Biz birbirimizle bir arada yaşamasak dahi birbirimizi hissediyoruz. Belki de kimileriniz halen inanamıyorsunuzdur, bizim bir arada olmadığımıza… ama inanın, ben halen 12 seneden beri İzzetime kavuşamadım, halen ona sarılmaya hasretim. Haberleştik, cetleştik sonra bir ara karşılaştık, ama benim ona sarılmamı engelledi. Onsuz yaşadığım yıllarımın detayını, bildiği halde beni hep sorguladı, bana güvenmedi. Yani anlayacağınız beni bu arada çok hırpaladığı için de onu bazı yazılarımda yerden yere vurarak eleştirmekte ben de haklıydım. İzzetli Nurun Hayatı adlı hikaye kitabımdaki yazdıklarımın da hepsi gerçekti. O kitabın içine koyduğum kimi elektronik postalarda… bunlar sizin okuduklarınız kadarıydı…….. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 30.06.2009 21:09:46
Tabii ki İzzet Yıldızhan’la aramızda çok daha fazla özel olan mektuplarımda vardı. Asıl bu mektuplarla da ben onu çok fazla hırpaladım. İzzetim de beni hep sınadı. Benim ün, şöhret, para gibi kavramlarla işim olmaz. Ben olduğum gibi mütevazı bir insanımdır. İzzetim en çok beni, bizim aşkımızı kendime malzeme yapacak mıyım diye de sınadı. O benim yazar olabilme kabiliyetimden haberdar değildi. Bunu daha sonraları öğrendi. Bu yazarlığımı kendi menfaatime kullanacak mıyım diye de beni serbest bıraktı. Sizce eğer isteseydim kullanamaz mıydım? Ama kullanmadım. Bizim o güzel aşkımızı sahte magazine malzeme yapamazdım. Bizim aşkımız o kadar büyük bir aşktı ki, magazinsel bir aşk gibi değersiz olamazdı. İzzetim bizim aşkımızda çok büyük bir sabır göstererek, çok mücadele vererek, çok akıllıca gayret sarf ederek, aynı bir şövalye gibi benim için gizlice savaşarak bugünlere gelebilmiştik. Ben kendi menfaatim için onun bu şöhretini hiç kullanabilir miydim? Ben tüm yazılarımı insanların kendi menfaatleri için yazıyorum. Bundan tek çıkarım da maneviyatım. Görün bakın diyerek; günümüzde böyle aşklarda var, kendi çıkarlarını düşünmeyen bencil olmayan insanlarda var, sırf sevgiye değer verenler de var……. Ben tüm hayata çok değer veriyorum… Ben tüm canlılara çok değer veriyorum… Ben tüm insanlara çok değer veriyorum… Ama Allah’tan sonra en çok İZZETİME değer veriyorum. Hayatın tek önemli olan asıl gerçeği sevgiyle yaşayabilmektir!....... Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 30.06.2009 21:09:15
Evet, sözlerinin yanlış anlaşılmaması gerekiyor İzzet Yıldızhan!... Kendin evlenmeyeceksin, oğullarını sırayla evlendireceksin!... Çünkü, senin evlenmek istediğin kadının da oğulları var olduğu için bu da senin düşüncelerine engel teşkil ediyor... Halbuki öyle olmamalıydı... Çevremizde rahatsızlık duyduğumuz biri varsa, onu her düşündüğümüzde eğer sevgiyle anarsak onlardan da sevgi ve saygı görürüz. Yeter ki, yüreğimizi açalım ve yeteneklerimizi kullanalım. İnsanlar olarak birbirimizi kullanmaktan vazgeçelim. Aşkla ilgili karşı cinsimize olan duygularımızı da sahtekarlık yaparak yansıtıp karşımızdakini yanıltmayalım. Dürüst olalım. O anda yalnızsak zamanımızı paylaşabilecek bir insana ihtiyaç duysakta içinizde gerçekten derinden hissedemediğinz duygularınızı varmış gibi karşınızdaki insana göstermekten sakının. Sadece bir süreliğine kendinizi kandırmış olursunuz. Kendimize ne kadar dürüst davranırsak hayat ta bize o kadar açık olacaktır. Düşüncelerimizde hak ettiğimiz olumlu ifadeleri oluştururken, bunları olumsuz nedenlerden dolayı değil de, kendimize çok yararlı olacağını düşünerek her şeyi olumlu düşünmeliyiz. Olumsuz düşünceler olumlu gelişimleri oluşturamaz. Her birimizde her türlü nitelik var. Olmayı seçmesek bile bir Hitler ya da Teresa Ana olma kapasitesine sahibiz. Eğer kendimize güvenirsek tüm insanların da güven duygusu gelişebilir. Eğer bir insandaki niteliklerin sadece iyi yönlerini görürsek, bize de göstereceği bu nitelikler olacaktır. Bu özel hayatımızda da, sosyal hayatımızda da, iş hayatımızda da aynı... Bilincinizde sevgi ve saygıyla daha büyük başarıları açtığınızın olumlu ifadelerini oluşturun ki, bu başarının her bir parçasını huzurla yaşayın....... Bu düşünceler bizi ömür boyu daima ileriye doğru taşıyacaktır. Kendimizi kandırmadan sevgiyle yaşayalım... Saygılarımla. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 27.06.2009 16:16:22
İZZET BABA ve tüm sorumluluk sahibi babaların BABALAR GÜNÜ kutlu olsun! Baba kimlere denir? Çocuğu olan erkeklere, bir çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkeklere baba denir. Bir topluluğa yararlı olmuş kimselere de baba denir. Mecazi anlamda da anlayışlı, iyi huylu erkeklere, çok kaliteli ve üstün nitelikli, koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimselere de baba denir. Bir erkeğin bir kadından olan farkı bilek gücüdür. Allah erkeklere bu bilek gücünü koruyucu ve sorumluluk sahibi olabilmeleri için vermiştir. Acaba erkeklerin ne kadarı bilek güçlerini duygusal güçleriyle birleştirip ne kadar sorumluluk hissedebilen bir ruha sahiptirler?....... “Bir baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.” Bu atasözünden de anlaşıldığı gibi bazen babalar çocukları için büyük fedakârlıklara katlanırlar ancak çocuklar babaları için fedakârlıkta bulunmazlar. Diğer bir atasözü “baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk” bir babanın kızı için harcadığı para, hazırladığı çeyiz göstermelik olmaktan ileri gidemez, kızın yaşam boyu süren giderlerini kocası üzerine alır. Bir ana ve babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuğu çeker. Bir evladın yaptığı kötü işin sıkıntısını da ana ve babası çeker. Tabii ki aile kavramı bir bütündür. Sorumlulukları ana, baba ve evlat olarak sahiplenmeliyiz……. Şimdiki zamanda herkes babasının hayrına mı çalışıyor? Hiçbir çıkar gözetmeksizin duygularımız nasıl gelişiyor? Bunların cevabını da kendi kendimize verelim……. Sadece unutmamız gereken tek bir şey var. Bizler ana ve babalarımıza nasıl davranırsak, karşılığında da evlatlarımızdan aynı muameleyi göreceğimize emin olabiliriz. Yani hep derim ya; kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri, bir başkasını da yapmayalım……. Sevgiyle yaşayalım. Nurhan Cenabi
Gönderen: izzetin nuru | Tarih: 20.06.2009 17:41:02
Tüm Yorumlar
Yorum Ekle
İsminiz:

Yorumunuz

YENİ HABERLER
Gecekonduda yangın faciası
İzmir'de Bunalıma Giren Genç Kendisini Astı
İşten atılan başörtülü öğretmen hukuk mücadelesini kazandı
Nişanlısının yanında tecavüz ettiler
Önce facia sonra üstgeçit
Polis, eşini ve kızını öldürdü
Genç öğretmeni satırla doğradı
Suriyeli Öğrenciler Türkiye'yi Gezdi
Asuman hayatımı kararttı
Eşinin aldattığını twitter'dan öğrendi
1turk.net
Türkiye'nin haber sitesi...
http://www.1turk.net
Buraya reklam ver (10 TL / AY)
FOTOĞRAFLAR

Monica Belluci 45'inde hamile

Berrak Tüzünataç

Bu pozlar Guti'yi çıldırttı

Haiti depreminden korkunç fotoğraflar
VİDEOLAR

Gani Kürklü - Gelinliğinle Gel Bir Kuğu Gibi

Eurovizyon 2010 Azerbaycan - Safura Alizadeh - Söz ver

Manga - 2010 Eurovision Şarkısı

Türk Kahvesi
ANKET
domuz gribi aşısı olacakmısınız?
Türkiye'de ilerde iktidarlığa aday olacak tek parti sizce hangisidir?
En sevdiğiniz Müzik Türü?
ÇOK OKUNANLAR
Döve döve tecavüz etti!
İmam köşe yazarına tecavüze girişmiş
Öğretmenin boynundan salça akıyordu
Nişanlısının yanında tecavüz ettiler
Liseli kızın feci ölümü
300 erkekle yatmaya tazminat
Asuman hayatımı kararttı
Erkek çocuğun sırrı çözüldü
Webcam'den intihar etti
Eşinin aldattığını twitter'dan öğrendi
SON YORUMLAR
İmecik Köyü Yayla Şenlikleri Bitti
Genç öğretmeni satırla doğradı
1. Lozan Mübadilleri Festivali sona erdi
Yılda 10 milyon fidan üretiliyor
Pitonlara banyo yaptırarak güne başlıyor
.Kaçak kazı yapan şahısları köyün gençleri kovdu
Beyin kanamalarının sırrı çözülüyor
300 erkekle yatmaya tazminat
15 yaşındaki kız intihar etti
Asuman hayatımı kararttı
ANKARA İSTANBUL IZMIR ADANA BURSA ANTALYA DIYARBAKIR ERZURUM KONYA KAYSERI DIYARBAKIR
Ankara Istanbul İzmir Adana Bursa Antalya Diyarbakır Erzurum Konya Kayseri Trabzon
www.1turk.net
Sitemizde yayınlanan haberlerin kopyalanması yasaktır. İletişim: bilgi@1turk.net
Türkiye rehberi Otomobil haber siteleri gazeteler cv örnekleri şiir Sayfanı ekle (İnternet rehberi) Sitene haber ekle

Add to Google